Haber: AKP Konvoyuna PKK saldırısı

Askerin yaptığı operasyonlara doğru dürüst bir itiraz bile etmeyip salt bu saldırıyı kınamak hiç de adil bir tavır değil, biliyorum. Ama duyduğum huzursuzluk, içime çöreklenen karamsarlık beni söz söylemeye itiyor. Bu ülkenin insanları, tarih boyunca hiç bu kadar mecbur olmamışlardı ilkeli olmaya. Şiddet ve teröre karşı net bir tavır sergilemeye…

Askeri operasyonlara ve PKK saldırılarına engel olabilmek için çaba göstermeyen hiçbir siyasinin oy istemeye yüzü olamaz.  AKP, CHP ya da BDP, farketmez…Yöntem bu olursa, bu yönteme itiraz olmazsa, ne anlatacak bir şey kalır artık, ne de anlatmak için istek, inanç… Adalet isteyen ve Kürt meselesine omuz veren binlerce insan, “şiddet varsa ben yokum” diyecek ve geri çekilecektir. Geri çekilmelidir de. Ama geri çekilişler de o ya da bu cepheye değil, savaş alanının tam ortasına olmalıdır.

Devlet terörüne karşı çıkanlar, devlete değil, teröre karşı oldukları için orada duruyorlar. “MHP barajın altında kalacaksa onun oylarını da ben alayım” zihniyetiyle Kürt illerine, dağlarına operasyonlar yapan, Kürt meselesine “yoktur” diyen zihniyet de, bu son PKK saldırısına, “devletin operasyonlarına misillemedir” diye ya da herhangi bir sebeple anlayış gösteren de, toplumun sürüklendiği bu umutsuzluk ortamından sorumludur. Ve mutlaka birgün hesap verecektir.