Yeni Roman: Madunköy yayımlandı

Yeni Roman: Madunköy yayımlandı

Madunköy romanımız İletişim Yayınlarından çıktı. 7 Ağustos 2015 Cuma günü kitapçılarda olacak. Şimdilik sadece haberini vermiş olalım. Sonra konuşuruz yine…

Madunun Dili Olarak Şiddet

(Şiddet üzerine karalamalar)   “Kolektif dile yaşam alanı açılmazsa, öznenin sesi diğer bütün sesleri (mırıltıları) bastırmaya devam ederse madun şiddetin dilini benimseyecektir. Çünkü her varlık…

Kaplan ve Çocuk

kumun altına sinmiş bu kupkuru geceye bütün bu düzlüklere yabancıyım ben. 1 ne dediğini anlamıyorum ama sen kanıyorsun anlamıyorum, bu kadarcık odaya nasıl sığıyorsun istediğim…

newroz, çokluk, denge filan…

Çokluk/çoğunluk hakikatin mutlak ölçüsü olamaz elbet. Ancak bu, çokluğun malayani olduğu anlamına da gelmez. Hakikatin en sahih ölçüsü adalettir. En azından biz faniler için böyledir.…

Modernite, İslam, Muhafazakarlık

Türkiye’deki muhafazakârlığın Batı’daki ideolojik bir sistem olan muhafazakârlıkla ilişkisinin olmadığını belirtmek gerekir, Batı muhafazakârlığı, aristokrasinin temel değerlerine referansla oluşmuştur, her ne kadar bugün, o sınıfı…

Halkını Satanlar ve Halkını Sevenler

Kabaca “Türk Solu” diye isimlendireceğim, Aydınlık’tan tutun Ulusal Kanal’a kadar medyası, partisi nesi varsa bütün bu güruh, bu ülkenin, bu coğrafyanın beynindeki bir urdur. Yıllarca…

kaariye…

Kişisel yazı serüvenimin kabaca “teklikten çokluğa geçme çabası” olarak tarif edebileceğim ilk nefesi olan “Hedefteki, ayrıl!” adlı öykü Ocak ayı başında yayımlandı. Okumak isteyenler Natama…

Beşikçi’nin Goyiler Yazısına Dair…

– İsmail Beşikçi’nin “Roboski-Goyîler” başlıklı yazısını bütün Kürtlerin (ve Kürtlerle birlikte/yanyana yaşamak isteyen Türklerin de) okuması gerektiğini düşünüyorum. Özellikle dille ilgili bölümleri. – Sebahat Tuncel’e…

17 Aralık ve saire…

Hamiş: “Cemaat” kavramı nurcuları kastetmek için kullanılmamıştır. Cem olan, bir arada bulunan insanları kastediyorum. 28 Şubat, Odatv, Ergenekon vs. davalarında neredeyse tutuklu sanık kalmadı artık.…

derkenarlıklar…

çoktan çürümüş, kokmuşuz biz Davut! bir anda yerle yeksan oluyor işte beş yüz sayfa yazdığın umut yakıp yıkmış, viran etmiş ülkemi şu benamaz bedenime devrimini…